Türkiye Cumhuriyeti

Varşova Büyükelçiliği

Icon Bize yazın...

KONSOLOSLUK ÇAĞRI MERKEZI NUMARASI:

+ 90 312 292 29 29

Bizi takip edin:

Konsolosluk Şubemiz Başvuru Kabul Saatleri:


Konsolosluk Şubesi Şahsi Başvuru saatleri : 09:30 – 12:00, Telefonla bilgi alma saatleri : 14:00 – 16:30, Telefon:+48 22 854 61 11



Icon
Icon

Konuşma Metinleri

Sayın Büyükelçi Yusuf Ziya Özcan’ın Polityka dergisine verdiği mülakat, 29 Ekim 2014, 29.10.2014

“Zengin Tarih ve Yeni Perspektifler”

 

“Soru: Bu yıl Polonya ile Türkiye arasında diplomatik
ilişkilerin 600. yıldönümündeyiz. Sayın Büyükelçi sanırım bu iki ülke
arasındaki az rastlanan bir olay mıdır?

 

Cevap: Polonya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında diplomatik
ilişkiler 1414 yılında kurulmuştur. 600 yılık zengin bir ortak tarıhe sahibiz.
Böylesine aralıksız devam etmiş olan diplomatik ilişkiler örneği hakikaten çok
azdır. Polonya’nın Osmanlı İmparatorluğu ile sürekli münasebetler kurmuş olan
ilk Avrupa devleti olduğunu herkes bilmez. XVI. yüzyılda ise Osmanlı
İmparatorluğu ile Polonya Krallığı komşu olmuşlardır.

 

Arşiv belgeleri, bize Polonya’dan Osmanlı Sultanının
sarayına gönderilmiş olan ilk elçinin amaçlarının barışı güvence altına almak
ve ticari ilişkileri sistemleştirmek olduğunu gösteriyor. Osmanlı Sultanları,
Polonya tüccarlarına yerel kanun ve nizamnamelere uymaları şartı ile özgürce
ticaret yapma izni vermişlerdir. İlginç olan bir başka konu da ticari ilşkiler
geliştikçe, Polonya zlotisi değerli bir para birimi haline gelmiş, bu sayede
ticari ilişkiler dinamik bir biçimde gelişme göstermiştir.

 

Soru: Ancak barışçı işbirliği yanında ülkelerimiz
arasında savaşlar da yaşanmıştır. Mesela Viyana kuşatması.

 

Cevap: 600 yıllık tarihimizde böyle dönemler de oldu.
Ancak tarihçiler, Viyana Kuşatması ve 25 yıl devam etmiş olan diğer bazı
çatışmalar dışında, tarihimizin 575 senesinin barışçı bir işbirliği içinde
geçtiğini değerlendiriyorlar. Bu da beş asrı aşkın barışçı ilişkiler ve ticari,
kültürel alışveriş anlamına gelmektedir.

 

Soru: Polonyalılar tarihimizin bir diğer anlamlı
sayfasını da daima hatırlamaktadırlar. Türkiye Polonya taksimini tanımamıştır.

 

Cevap: 1795-1918 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu
bağımsızlık yönelimlerine güçlü destek vermiş, Prusya, Rusya ve Avusturya
Macaristan tarafından gerçekleştirilen toprak taksimini tanımamıştır.
Anlatıldığına göre Osmanlı sarayındaki Padişah kabullerinin her birinde,
Polonya Elçisine ayrılmış olan yer boş kalır, 123 yıl boyunca, Lehistan Elçisi nerededir
sorusuna, “Yoldadır, henüz gelmemiştir!” cevabı verilirdi. Nesilden nesile
aktarılan bu olay Polonya genelinde de bilinmektedir.

 

Taksim sırasında, vatanlarından ayrılmak zorunda kalan
bir çok Polonyalı subay, Türkiye’de kendilerine güvenilir bir ortam bulmuş,
askeri deneyimleri sayesinde Türk ordusunun modernleştirilmesine katkıda
bulunmuşlardır. General Bem (Murat Paşa), Prens Michal Czajkowski (Mehmet Sadık
Paşa), Konstanty Borzecki (Mustafa Celaleddin Paşa) sadece isim ve soyadlarını
Türk isimleri ile değiştirmekle kalmadılar, Osmanlı tebasına geçerek, en üst
düzeyde askeri görevleri üstlenmiş, Osmanlı ordularının katıldığı savaşlarda
kahramanca yerlerini almışlardır.

 

Soru: Adampol o tarihlerde kurulmuştur. Hala var mıdır
böyle bir yerleşim birimi?

 

Cevap: XIX. yüzyılda özellikle Kasım ve Ocak
ayaklanmaları sonrasında, Polonya’yı terk etmek durumunda kalan bir çok
Polonyalı, Polonezköy’de kendileri için güvenli bir mekan buldular. Bu İstanbul
yakınlarında küçük bir köydür. Osmanlı Padişahı fermanı ile kendilerine tahsis
edilmiştir. Köy, Prens Adam Czartoryski’nin adından ismini almaktadır.

 

İstanbul’a büyük Polonyalı şair Adam Mickiewicz de
gelmiş, burada yaşamış ve özgür vatan özlemini anlatan en romantik şiirlerini
yine burada yazmıştır. Adam Mickiewicz, Türk halkını gerçek dost olarak
nitelemiştir. Mickiewicz’ın yaşadığı ve vefat ettiği evde bugün müze
bulunmaktadır.

Polonezköy hala vardır, burası popüler bir turistik
bölgedir. Polonya kökenli Türk vatandaşları tarafından idare edilmektedir.
Kültürlerimiz arasında bir nevi özgün meşale niteliğindedir.

 

Soru: XX. yüzyılda uzun süre boyunca ülkelerimiz farklı
siyasi kamplarda yer almıştır. Bu durum ilişkileri zorlaştırmıyor muydu?

 

Cevap: Polonya bağımsızlığını 1918 yılında kazanmıştır,
1923 yılında ise Lozan Barış Antlaşmasının imzalanmasından bir gün önce Türkiye
Cumhuriyetinin bağımsızlığını tanımıştır. Bu olguyu hatırlıyor, dostluğun
ifadesi olarak görüyoruz. 2013 yılında Polonya ile Türkiye arasında dostluk antlaşması
imzalanmasının 90. Yıldönümünü kutladık.

 

II. Dünya Savaşı sırasında Polonya’nın Naziler tarafından
işgali akabinde, Almanya Ankara Büyükelçisi von Papen zamanın Cumhurbaşkanı
İsmet İnönü’yü ziyaret ederek, Polonya adında bir devletin var olmadığına
atıfla, Ankara’daki Polonya Büyükelçiliği’nin Almanya’ya verilmesini talep
etmiştir. Bu talep Cumhurbaşkanı İnönü tarafından geri çevrilmiş, Polonyalılar
tarafından bir dayanışma mesajı olarak algılanmıştır.

Soğuk savaş döneminde farklı siyasi kamplarda yer almak
dostluğumuza engel olmamıştır. Türkiye Polonya’nın NATO üyeliği yönündeki
çalışmalarına aktif destek vermiştir. Günümüzde ise Polonya Türkiye’nin AB
müzakerelerinde tam üyelik çalışmalarını desteklemektedir. 

 

Soru: Polonya ile Türkiye arasında ekonomik işbirliğini
nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Cevap: Ekonomi alanında işbirliği ilişkilerimizde daima
önemli rol oynamıştır. XX. yüzyılda özellikle Cumhuriyetimizin kurulmasından
sonra, Türkiye’de kurulan sanayi tesislerinde, fabrika, kömür madenleri,
altyapı ağları inşaatlarında birçok Polonyalı mühendis ve teknisyenler
çalışmıştır.

Bugün Polonya ile Türkiye arasındaki ticaret hacmi 5
milyar ABD Dolarını aşmış bulunmaktadır. Bu alanda potansiyelin daha da yüksek
olduğuna inanıyoruz. Türkiye’de devam etmekte olan Polonya yatırımlarından
memnunuz. Polonya’da altyapı genişletme çalışmalarında Türk firmalarının görev
alıyor olmaları sevindiricidir. Varşova’da yapılan metro ikinci hattı
inşaatında yeralan Gülermak firması bu konuda iyi bir örnek teşkil etmektedir.

 

Soru: Son yıllarda ikili işbirliği gelişme temposu
yeterli midir? Hedeflere ulaşabiliyor musunuz?

 

Cevap: 2009 yılında zamanın Başbakanı, şimdiki
Cumhurbaşkanımız Polonya Cumhurbaşkanı ile Statejik Ortaklık Sözleşmesi
imzalamıştır. Bu belge ilişkilerimizin statejik ortaklık seviyesine ulaştığını
teyid etmiştir. Ortak hedefimiz işbirliğinin derinleştirilmesi ve
çeşitlendirilmesidir.

Bu siyasi irade ortaktır ve en üst düzeyde düzenli
ziyaretlerle teyid edilmektedir. Dönemin Cumhurbaşkanı 5-7 Haziran 2011
tarihlerinde Polonya’yı ziyaret etmiştir. 4-5 Mart 2014 tarihlerinde ise
Cumhurbaşkanı Bronislaw Komorowski’nin ziyareti ile 600 yıl kutlamaları resmi
bir açılışla başlamıştır.

 

Soru: Polonya’daki göreviniz öncesinde Yükseköğretim
Kurulu Başkanlığı görevinde bulundunuz. Eğitim alanında işbirliğine dair neler
söyleyebilirsiniz?

 

Cevap: Eğitim konusuna son derece büyük önem veriyorum,
bu öncelikli bir konudur. Eğitim geleceğimize yatırımdır. Avrupa Birliği
değişim programı Erasmus, gençlere büyük bir gelişme imkanı sağlamaktadır. Bu
program sayesinde yaklaşık 2000 Türk öğrenci Polonya yükseköğretim kurumlarında
eğitim görmektedir. Polonya gençlerimiz tarafından en çok tercih edilen ülkeler
arasındadır. Polonyalı öğrencilerin Türkiye’de eğitim görmeye yönelik ilgileri
bizi sevindirmektedir. Eğitim dalındaki böyle bir değişim olanağı, yüzyıllara
dayanan işbirliğimizi ileri taşıyacak temellerden biridir. Gençlerin bu
işbirliğimizde daima önemli bir rol aldığı kanısındayım.

 

Soru: Turizm ve Kültür alanındaki ilişkileri nasıl
değerlendiriyorsunuz?

 

Cevap: Her yıl yaklaşık yarım milyon Polonyalı turist
tatil için Türkiye’yi seçmektedir. Birçoğu tatillerini Akdeniz kıyılarında
Antalya civarında geçirmeyi tercih etmekte, ancak biz Polonyalı turistlerin
diğer bölgeleri de ziyaret etmelerini İstanbul’u, Polonezköyü görmelerini
isteriz.

Diğer taraftan vatandaşlarımız da Polonya ve
Polonyalılarla ilgili çok olumlu görüşe sahipler. Türkiye’den Polonya’ya her
yıl yaklaşık 20.000 kişi gelmekte, bu sayı her yıl artmaktadır.

 

Her iki ülkeyi ziyaret eden insan sayısı Türk Hava
Yolları ve Lot hava yolu uçak seferlerinin artırılması halinde daha da
yükselebilir.”